2 yaş sendromunun en belirgin özelliği; ebeveynlere göre anlamsız sebeplerden çıkan ve bitmek bilmeyen ağlama krizleri. Genellikle 1-3 yaş arasında yoğun olarak görülür. Bu davranışa sebep olan etken temelde; bu dönemde çocukların sosyal ve duygusal becerilerinin yeni gelişiyor olması ve çocukların duygularıyla baş etmeyi ya da ifade edebilmeyi bilmiyor olması. 2 yaş sendromu ağlama krizleri, çocukların bu büyüme döneminde gösterdikleri doğal bir tepkidir.

Çocuklar bu sendrom döneminde birey olmaya başlarlar, istediklerinin olmadığı durumda yoğun hayal kırıklığı hissiyle baş başa kalırlar. Bu yoğun duyguya karşılık ise ağlamaktan başka bir baş etme mekanizmasına henüz sahip değildirler.

 

Ne kadar sürer?

2 yaş sendromu ağlama krizleri ortalama olarak 15 dakikadan az sürer ve günde en fazla 5 kez olması beklenir. İki kriz arasındaki ruh halinin de pozitif olarak tanımladığımız, mutsuz olmadığı şekilde sürmesi önemlidir. Kendisine ya da yakınındakilere zarar vermemesi gerekir. Bu durumların üzerindeki davranışlarda profesyonel destek almayı öneririz.

 

Neden olur?

İstedikleri şey olmadığında genelde engellenmiş hissi yaşarlar. Keşfettikleri ve çevrelerindeki tüm bilgiyi emdikleri dönemde bu engellenmişlik hissi hayal kırıklıklarına sebep olur. Çocuğun isteklerine “hayır” demeyi en aza indirmek için çevre düzenlemesini öneririz. Örneğin çevrede almak isteyebileceği ama tehlikeli olabilecekleri göremeyeceği yerlere kaldırmak, B planı olarak dikkatini dağıtacak şeyler bulundurmak faydalı olacaktır.

Çocuk dikkat çekmek için bu davranışı sergiliyor olabilir. Ebeveynleri onunla ihtiyacı kadar ilgilenmediği durumda çocuk eksiklik hissi yaşar ve bunu ağlayarak gösterir. Bu durumları yaşamamak için çocukla geçirilen keyifli zaman yaratılmasına dikkat edilmelidir. Çocuğun pozitif zamanlarda ailesi ile zaman geçirmesi, daha sonra ağlayarak bunu talep etmesini engeller. Ayrıca çocuk ağladıkça onunla ilgilenmek; bir süre sonra öğrenilmiş davranışa dönüşebilir. Çocuk ağlamadığı durumlarda ilgilenmeyip, çocuk ağladığında onunla ilgilenirseniz çocukta bu “ağlarsam annem benimle ilgilenir” kodalamasını oluşturur.

Henüz kendilerini tam olarak anlatamadıkları, çevreleri tarafından da anlaşılmadıkları bir dönemdir. Kendilerini ifade etmekte yaşadıkları zorluk, çocukları bu sürece itebilir.

Ayrıca düzen çocukların daha sakin olmaları konusunda önemli bir faktördür. Çocuklar doğduklarından itibaren düzene duyarlıdır. Düzenli beslenme saatleri, uyku saatleri, çevrenin düzenli olması ve genel olarak eşyalarının aynı yerlerde olması (oyuncaklarının yerlerinin belli olması, kıyafetlerine her zaman aynı yerden ulaşabiliyor olması gibi…)

 

Ağlama Krizinde Neler Yapılmalı?

Sakinliğinizi koruyun: Ebeveynin sakin kalması en önemli konudur. Eğer ebeveyn telaşlanır, kızar, üzülür ise bu durum çocuğa direkt geçer ve ağlama krizini tetikler. Bu nedenle ilk adım sakin kalmak olacaktır.

Anlamaya çalışın: Sakinliğinizi korurken çocuğunuzun ağlama sebebini bulmaya çalışabilirsiniz. Fiziksel bir sorunu olabilir mi: aç olması, düşmüş ya da bir yerini acıtmış olması, yorgun ya da uykusuz olması gibi. Böyle bir durum varsa çocuğunuzun sakinleşmesini bekleyip ona sevginizi gösterdikten sonra öneri sunabilirsiniz: hadi birlikte şunu yapalım ne dersin gibi. Ancak öneri sunmak için biraz sakinleşmesini beklemelisiniz. Tabii sonraki süreç için de fiziksel ihtiyaçlarını düzenli olarak karşılamaya özen göstermelisiniz. Çocukların uyku saatleri kaçtığında huzursuzlukları artabilir ve ağlama krizini tetikleyebilir.

Eğer fiziksel bir sorunu yoksa, istediği bir şeye olmaz dediğiniz için ağlıyorsa sakinleşmesini bekleyin. Ağladıktan sonra kabul edip istediğini yaparsanız bunu yanlış kodlayacak ve her istediği için ağlamaya başlayacaktır. Sonraki süreç için çocuğunuz bir şey istediğinde mantıklı ise yapabilirsiniz, çocuğun keşfetmesi için esnek bir çevreye sahip olmasını destekleyebilirsiniz. Tehlikeli ya da yapmaması gereken bir şey ise dikkatini farklı yönlere çekebilirsiniz.

Anladığınızı gösterin: İstediği şeyi onaylasanız da onaylamasanız da onu anladığınızı cümlelerle ifade edebilirsiniz. Çocuğunuzun isteğini farklı cümlelerle ve hatta aynı cümlelerle tekrarlayın. Onu anladığınızı görmesini sağlayın.

Yanında sessizce bekleyebilirsiniz: Sebepsiz bir ağlama krizi sırasında çocuğunuzun yanından ayrılıp onu daha çok yalnızlaşmış hissettirmemelisiniz. Ne yaparsa yapsın çocuğunuzun yanında olduğunuzu bilmeli.

Sevginizi gösterin: Ağlama krizi esnasında sakinleştirmeye çalışmak çok ie yaramayacaktır. İyi gözlemleyip sizin müdahale etmenize izin verdiği anı bulmalısınız. Bu anda çocuğunuza sarıldığınızda, sevginizi gösterdiğinizde sakinleşmesini destekleyebilirsiniz.

Yer değiştirin: Ağlamaya başladığı anda, ve krizin büyüyeceğini düşündüğünüz anda hızlıca yer değiştirip dikkatini dağıtabilirsiniz. “Sen bunu görmüş müydün” gibi şaşkın bir ifadeyle konuştuğunuzda dikkati size kayabilir. Olay yerinen uzaklaşıp farklı şeylerden konuşmaya başlayabilirsiniz.

 

 

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.